Devlet Parayı Nereye Harcar?

Devletler başta vergiler olmak üzere elde ettikleri gelirleri tıpkı bireyler, şirketler gibi harcama yaparak piyasaya geri akıtmış olur. Bütçenin belirlenmeye başlandığı bugünlerde “Devlet bu kadar parayı nereye harcıyor?” sorusu aklımıza gelebilir. Bu yazımızda bu soruyu yanıtlama niyetindeyiz.

Pek çok kalemi kapsayan devlet harcamaları, gelişmiş refah devletlerinde ülkenin toplam GSYH’sinin %50’sini oluşturabilir. Çeşitli genel harcama kategorileri tanımlamak mümkündür.

Faiz ödemeleri

İşletmelerle tüketiciler gibi çoğu devletin de borcu vardır ve borçlarının faiz ödemelerini düzenli olarak yapmak zorundadır. Faiz maliyetleri, devlet harcamaları arasında faydası en az olan kalemdir.

Program harcamaları

Faiz ödemeleri dışındaki tüm harcamalara devletin program harcamaları denir. GSYH’nin payı olarak ölçülen genel program harcamaları, devletin genel büyüklüğünün ya da ne ölçüde müdahaleci olduğunun iyi bir göstergesidir. Program harcamaları başlıca iki kategoriden oluşur; transfer ödemeleri ve devlet üretimi.

Transfer ödemeleri

Pek çok devlet programı, devletin bir eliyle (vergiler yoluyla) para toplayıp ardından bu parayı diğer eliyle (başka birisine) geri vermesini içerir. Gelirin bir gruptan ya da sektörde bir diğerine kaydırılması dışında devletin hiçbir işlevinin ya da harcamasının olmaması nedeniyle bu programlara transfer ödemeleri denir. Transfer ödemeleri (işsizlik sigortası, sosyal yardımlar ve kamu emeklilik planları gibi sosyal programlar aracılığıyla) işletmelere ya da (dış yardımlar aracılığıyla) diğer ülkelere yapılması da mümkündür.

Doğrudan devlet üretimi

Devletin program harcamalarının bir bölümü devletin “yaptığı” şeyleri kapsar. Yani basitçe geliri yeniden bölüştürme yerine birtakım somut işlevlerin ya da hizmetlerin üretiminin finanse edilmesini. Bu üretken faaliyetlerin bazıları doğrudan devlet tarafından üstlenilir. Diğer işlevler, büyük ölçüde ya da tamamen devletin finanse ettiği, kar amacı gütmeyen, bağımsız ya da yarı bağımsız kurumlarca gerçekleştirilir (örneğin hastaneler, okul yöntemleri). Devletler, bu üretimi gerçekleştirmek için işe işçi alırlar ve (kimi zaman taşeronlaştırılan programlar ve hizmetler dahil olmak üzere) özel şirketlerden girdi satın alırlar. Devlet üretimi iki kategoriye ayrılabilir; tüketim ve yatırım.

Kamu yönetimi

Çoğu devlet, halkın kullandığı (ya da “tükettiği”) çeşitli kamu hizmetleri sunar. Bu programlar ekonomik bakımdan tüketime karşılık gelir, çünkü üretimin beşeri bir ihtiyacın ya da arzunun karşılanmasına yönlendirilmesi söz konusudur. Ancak, bu tüketim kamusal bir biçimde gerçekleşir: İnsanlar, kişisel alım güçlerini kullanarak bunun bedelini ödemezler; kamu hizmetlerini kullananlar, yurttaş olmaları hasebiyle bu tüketime hak kazanırlar.

Kamu yatırımları

Devlet üretiminin tamamı tüketime yönelik olmaz. Bir kısmı, kamunun gelecek yıllardaki üretimini kolaylaştırmak amacıyla yatırımda kullanılır. Devletler, gelirlerinin bir bölümünü altyapıya ve (binalar, okullar, hastaneler, yollar, makine ve teçhizat gibi) diğer fiziki sermaye biçimlerine kalıcı yatırımlar yapmaya ayırırlar. Bu nedenle, kamu yatırımları, ekonomik büyümeye ve üretkenliğe önemli katkı yapar.

Yorum Yazın

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *

Şu HTML etkiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>