Ekonomide Durgunluk Nedir, Nasıl Başlar?

Ekonomi her zaman büyümeye meyilli değildir. Kimi zaman durgunluk kimi zaman küçülme trendlerine girebilir. Bir ekonominin büyüme, durgunluk ya da küçülme dönemlerine girip girmedikleri, ülke sınırları içerisinde belli bir zaman içinde üretilen tüm mal ve hizmetlerin para birimi cinsinden değerine bakılarak anlaşılır. Bu bahsi geçen değer, çok kez dillendirilen bir kavramla isimlendirilir; Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH). Kabaca ülke ekonomisinin büyüklüğünü ifade eden GSYH’nin detaylı açıklaması ve hesaplanması bir başka yazının konusu. Bu yazımızda ekonomideki durgunluk olgusunu açıklıyoruz.

Bir ülkenin reel GSYH’si üst üste iki çeyrek yıl (yani 6 ay) boyunca azaldıysa ülkenin ekonomik durumu durgunluk olarak belirtilir. Resesyon olarak da ifade edilen durgunluk, işsizliğin artıp gelirlerin düşmesiyle sonuçlanan ekonomi genelindeki yavaşlamalar olarak ele alınabilir.

Resesyon için GSYH’nin negatif büyümesi yani küçülmesi önkoşuldur. Fakat GSYH’nin negatife dönmediği ve yavaş da olsa büyümeye devam ettiği durumlar da resesyon olarak kabul edilir. Bir ülkenin sağlıklı olarak büyümesi için GSYH’nin ülkedeki nüfus artış hızı ve üretkenlik artışı kadar büyümesi gerektiği ifade edilir. Nüfus ve üretkenlik kadar hızlı büyüyemeyen her ülke durgunluğa ya da küçülmeye girmiş olarak kabul edilebilir. Resesyona dair ilk tanım, iktisat biliminin resmi tanımıyken diğer tanımlar piyasaların tanımı olarak görülebilir.

Durgunluk (resesyon), çok ağır ve uzun süren durgunluğa dönüşürse bunalım (depresyon) olarak ifade edilir. Ekonomide daralmanın sona erip büyümenin tekrar başladığı evreye toparlanma denir. Peki, durgunluk nasıl başlar?

Durgunluk ekonominin bir kısmında önemli bir gerilemenin baş göstermesiyle başlar. Bu belirli bir sanayi, belirli bir bölge ya da belirli bir harcama çeşidi (yatırımlar, tüketici harcamaları, devlet harcamaları ya da ihracat) olabilir. Her durgunluk, ekonominin belirli bir kısmında harcamaları, üretimi ve nihayetinde de istihdamı azaltan bazı olumsuz değişikliklerle başlar.

Ancak bu ilk ortaya çıkan ve belli bir yerde yoğunlaşan daralma nadiren kendi başına genel bir durgunluğa sebep olacak kadar büyük olur. Ne de olsa, büyük bir ekonominin toplam GSYH’sinin azalması için bir sektörde ya da bir bölgede gerçekten de çok büyük bir gerileme olması gerekecektir (çünkü diğer sektörler muhtemelen büyüyor olacaktır). Daha büyük çaplı bir ekonomik krize yol açan şey genellikle ilk sorundan kaynaklanan zincirleme bir tepkimedir. Gerileme, farklı sanayileri ve farklı harcama türlerini birbirine bağlayan bağlantıları takip ederek bir sektörden diğerine yayılır. Koşullar uygunsa ilk gerileme, ilk darbe yiyen sektörün ok ötesinde, dalga dalga yayılarak ekonominin genelini etkisi alına alır ve kimi zaman diğer ülkelere bile sıçrayabilir.

Bir ekonominin kaderi çoğunlukla yatırımlara bağlıdır. Yatırımlar, yeni üretim ve istihdam olanakları yaratırlar. İşçilere ücretleri ödenir. İşçilerin gelirlerini tüketici mallarına harcamaları, üretimin, istihdamın ve yatırımın daha da artmasına yol açar. Yatırımcılar, zaman içerisinde kar oranlarının yatırımları artırmaya yeterli olmadığına karar verebilirler. Siyasi istikrarsızlık, çalışma hayatındaki anlaşmazlıklar ya da başka risk etkenleri kaygılanmalarına yol açmış olabilir. Sebebi ne olursa olsun yatırım harcamaları azalır.

Yatırımlarını azaltan şirketler için sermaye malları, yedek parçalar ve diğer malzemeler üreten sanayilerde derhal bir daralma yaşanır. Nihayetinde, bu şirketler işçi çıkarmaya başlarlar. Tüketici harcamaları da düşmeye başlar -artık kazancı olmayan işçilerin harcama yapmaları da mümkün olmaz. Böylece, durgunluk tüketici malları üreten sanayilere de sıçrar. Bu sanayilerde faaliyet gösteren şirketler de işçi çıkarmaya başlarlar. Toplam istihdam biraz daha azalır ve tüketici harcamaları yeni bir darbe alır. Bu arada, durgunluk derinleşip yayıldıkça yatırımcılar, yeni ürünleri satmakta zorlanacaklarını düşünerek karamsarlığa kapılırlar. Sonuçta yatırımlar tekrar düşer (üstelik başlangıçta gerilemenin kıvılcımını ateşleyen şirketlerle sınırlı kalmayıp, artık her şirket gelecekten korkmaya başladığı için diğer şirketleri de etkisi altına almıştır) ve gerileme iyice şiddetlenir.

Üretimin yatırımlara bağımlı olması, tüketim kararlarının istihdama bağımlı olması, bireysel yatırım ve tüketim kararlarının plansız mizacı nedeniyle ekonominin bir kısmında (ki bu görece küçük bir kısmı olabilir) ortaya çıkan bir sorun yayılıp şiddetlenerek tüm ekonominin daralmasına yol açabilir.

Durgunluklar sadece yatırımlarda yaşanan düzensizliklerle oluşmaz. Durgunlukları tetikleyici başka olay ve şoklar da mevcuttur. Bunlar; yatırım istikrarsızlığı, tüketici duyarlılığı, arz şokları, para politikası, bankacılık çevrimleri, finansal istikrarsızlık, dış ticaret daralması, devlet harcamaları. Görüldüğü gibi durgunluğun birçok sebebi olabilir. Fakat tüm bunların ortak özelliği, en nihayetinde yatırımların azalmasına yol açması ve yukarıdaki döngüye neden olmasıdır.

Yorum Yazın

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *

Şu HTML etkiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>