Ekonomik Krizde Hayatta Kalmak 2: Tüketimi Kısmak ve Tasarruf

Ekonomik krizde hayatta kalmak serisinin ilk yazısında mobil uygulamalardan faydalanarak nasıl daha ucuza alışveriş yapabileceğini açıklamıştık. Serinin bu yazısında ekonomik krizdeki tüm bireyler için en temel eylem olan tüketimi azaltma ve tasarrufu arttırmayı kaleme aldık.

Ekonomik krizlerin gelişim süreçleri ve tetikleyici mekanizmalar değişkenlik gösterebilir. 2008 krizinin katalizörü Amerikan emlak sektöründeki balondu. Türkiye yaşanan 2001 krizinin sebebi bankacılık sektörüydü. 1973 yılındaki kısa süreli buhranın sebebi, petrol fiyatlarında ekstrem yükselişti. Örnekleri arttırmak mümkün ve tabii hiçbir krizin tek bir sebebe dayalı olmadığını, fakat her birinin görünürde bir başlıca sebep, bir patlama noktası yarattığını belirmekte fayda var.

Krizlerin gelişim süreçleri ve tetiklendikleri sektörler farklılıklar gösterse de en nihayetinde tüm krizlerin hane bütçesini daraltan, erozyona uğratan bir süreç yaşatır. Krizde çalışanların ücretleri somut olarak azalmasa da soyut olarak eriyebilir. Ki bunun sebebi, ekonomik krizlerin beraberinde enflasyonu yükseltmesidir. Enflasyon paranın değerini düşürür. Çalışanların ücretlerine zam yapılsa dahi zammın enflasyon oranını yakalayamaması, çalışanların ücretlerinin değerinin düşmesine neden olur. Ki bu da amiyane tabirle fakirleşme demektir.

Peki, ücretlerimizin değerini düşüren, bizleri fakirleştiren veya böyle bir potansiyele sahip olan ekonomik kriz karşısında kısıtlı bütçemizle krize karşı nasıl ayakta durabiliriz? Bu sorunun en temel cevabı, kişisel veya hanehalkı bütçesinin daha temkinli bir şekilde kullanılmasıdır. Tüketimi azaltmak ve tasarrufu arttırmak bunun tek yoludur.

Söylerken basit, eyleme geçirilirken çok zor olan bu uygulama, nasıl hayata geçirilebilir?

Öncelikle belirtmekte fayda var, tüketimi ancak nispi olarak kısabiliriz. Temel tüketim dediğimiz mal ve hizmetlerin satın alınması önceliklidir. Halihazırda bütçesinin büyük bir kısmı bu ürünlerin satın alımına giden kişilerden tüketimi daha da kısması beklenemez. Bu kişilerin aynı zamanda tasarruf imkanı da sınırlıdır. Bugün tek bir çalışanın olduğu ve onun da asgari ücretli olduğu bir hanede, şayet ev de kiraysa, neredeyse tasarruf imkanı hiç yoktur ve zaten tüketim temel ihtiyaç ürünlerine gidiyordur. Bu durumda olan vatandaşlara “tasarruf edin, tüketimi azaltın.” demek ezbercilik olacaktır. Yine de bu vatandaşların yapabilecekleri başka şeyler bulunmaktadır. Bunlardan biri olan “akıllı alışverişi” bir önceki yazımızda konu etmiştik. İlave olarak market alışverişi yaparken dikkat edilecekler listesine de bir göz atabilirsiniz.

Asgari ücretli değilseniz veya tek başınıza yaşıyorsanız, ekonomik krizde daha esnek sayılabilirsiniz. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinden hareketle, tüketim kalemlerini sınıflandırabiliriz. Buna göre, Maslow’un fizyolojik ihtiyaçlar olarak belirttikleri, kişilerin temel ihtiyaçlarıdır ve bütçeler bu ihtiyaçlar öncelik alınarak hazırlanabilir. Ardından yine Maslow’un güvenlik ihtiyacı olarak belirttiği barınma, korunma ve ekonomik kazanç gibi ihtiyaçlar gelir. Bunlardan korunma ve ekonomik durum dışsal faktördür ve bütçenin düzenlenmesiyle ilgili değildir. Fakat barınma hususu, şayet barınılan gayrimenkul şahsınıza ait değilse, bütçedeki en yüksek harcamalardan birini teşkil eder. Olası bir ekonomik krizde, bütçenizi krize göre endekslemeli ve kısabileceğiniz tüm harcamalarınızda azaltmaya gitmelisiniz. Buna barınma harcaması da dahildir. Şayet kiranız bütçenizde yük oluşturmaya başladıysa, ki çoğu zaman herkes için en büyük harcama kalemidir, bütçenize daha uygun bir eve taşınmayı düşünebilirsiniz.

Yeme ve içme gibi temel fizyolojik ihtiyaçlar ve barınma gibi güvenlik ihtiyacı haricindeki tüm ihtiyaç kalemleri, ekonomik krizde tasarruf tedbirleri kapsamında elimine edilebilir. Fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarında ise, olabildiğince tasarruf yapılabilir. Bu tasarrufların ne ölçekte olacağı kişilerin bütçesine ve bu ihtiyaçlara olan bakış açılarına göre şekillenir. Tasarruf olanakları oldukça görecelidir. Örneğin, alkol kullanan biri alkol kullanmayan birine göre fazladan bir tasarruf kalemine daha sahiptir. Kişi krizde alkol tüketimini azaltabilir fakat kişi bunu yapmak istemiyorsa, bir seçeneği daha vardır; alkollü ürünü dışarıdan satın almaktansa evde üretmek. Gıdanın evde üretimi esasında pek çok ürün için mümkündür.

Serimizin bir sonraki yazısında, ekonomik krizde tasarruf yapmak amacıyla evde üretebileceğiniz gıda ürünlerini sıralayacağız ve bunların toplam tüketime olan etkilerinden bahsedeceğiz.

Daha önce para biriktirme yöntemlerine ilişkin hazırlanmış yazılara, aşağıdaki başlıklara tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Yorum Yazın

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *

Şu HTML etkiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>