İş Bankası Kime Ait? CHP hisseleri Hazine’ye geçebilir mi?

Son günlerde ülkemizin başlıca gündem maddelerinden biri olan Türkiye İş Bankası’nın hisselerinin bir kısmının hazineye geçmesi halen tartışılan ve daha çok su kaldıracak bir husus olarak karşımızda duruyor. Peki tartışmalara konu olan bu hisseler, İş Bankası’nın ne kadarını oluşturuyor, bu hisseler kimin kontrolünde ve hakikaten Hazine’ye devrolunabilir mi? Bu tartışmalar Türkiye’nin en büyük bankasını borsadan nasıl etkiledi ve gelecekte ne kadar etkileyebilir? Bu yazımızda tüm bu sorulara yanıtlar bulabileceksiniz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün 1924 yılında bizatihi kurduğu Türkiye İş Bankası, Türkiye’nin en büyük özel bankası. 25 bine yakın çalışanı ve toplam aktif değeri 346 milyar dolara ulaşan hacmiyle dünyanın en büyüklerinden biri. Sadece büyüklüğü değil; ilkleriyle de ön plana çıkıyor. Türkiye’ye ilk defa ATM’yi getiren (1982), ilk internet şubesini kuran (1997) ve ilk mobil bankacılığı başlatan (2007) bir bankadan bahsediyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk, bankanın kurulduğu yıllarda bankanın sermayesine 250 bin lira koyuyor ve bunun karşılığında da bankadan belirli bir hisse ediniyor. Bu hisseler, Gazi’nin vefatına kadar banka için sermaye artırma amacıyla kullanılıyor. Vefatının ardından Atatürk’ün vasiyeti uygulanıyor ve bankadaki hisseleri, karlar Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na aktarılmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi’nin denetimine bırakılıyor. Yani CHP banka karından pay alıyor fakat bu pay parti kasasına girmeden Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na gidiyor.

Günümüzde bahsi geçen bu hisseler İş Bankası’nın %28,09’una denk düşmektedir. İş Bankası’nın geri kalan hisselerinin %31,79’u halka arz edilmiş ve %40,12’si İş Bankası Munzam Sandık Vakfı’na aittir. Hazineye aktarılması istenen hisseler ise, İş Bankası’nda çoğunlukta olmasa da yönetimden söz sahibi olmaya yetmektedir. Bankada çoğunluk hissenin sahibi ise Munzam Sandık Vakfı’dır. Bu vakıf, banka çalışanları ve emeklilerinden oluşur. Vakıf aracılığıyla çalışan ve emekliler kendi bankalarına ortak olabilmektedir. Üstelik bu vakfın tek iştiraki İş Bankası da değil; Şişecam ve Tecim Yapı da vakfa bağlı. Türkiye’de bir başka benzeri olmayan bu yapılanma, belki de İş Bankası’nın bugünlere gelebilmesinde en önemli paya sahip.

Fiilen CHP’nin elinde bulunan İş Bankası’nın %28,09’luk hissesi Hazine’ye geçecek olsa bile Hazine, bankadan çoğunluğu elde edemiyor, yönetimde ve hisselerde yine çoğunluk vakfa yani İş Bankası’nın çalışanlarına ve emeklilerine ait olacak. CHP’nin şu an İş Bankası yönetim kurulunda sahip olduğu hisseler sayesinde dört üyesi bulunuyor. Fakat bilindiği kadarıyla CHP’nin bu yöneticileri hiçbir zaman finansal konularda görüş belirtmedi veya oy kullanmadı. Bu şahıslar yönetimde bir nevi denetçi olarak bulunuyor ve bankanın ilgili etiklere uymasını sağlıyor.

İş Bankası’nın hisse payları, CHP’nin bu hisseler ve banka idaresiyle bağlantısı bu şekilde. Peki, Hazine yani Devlet, İş Bankas hisselerini CHP’den alabilir mi? Esasında hukuki bir konu olmasına rağmen bunun ele alınması gerekiyor. Çünkü, bu tartışmalar ve olası bir devir bankanın hisse senetleri değerini etkileyebilir.

CHP’nin İş Bankası’ndaki hisseleri meclis gündemine gelecek. Devir için ilgili bir yasa çıkarılacak. Fakat hukuken her konu meclisin gündemine gelemiyor. Daha doğrusu birtakım hususlar meclisin yasamasının kapsamı dışında. Bu yasama faaliyeti teknik olarak mümkün olsa da makullüğü ve adilliği tartışmalıdır. Mustafa Kemal Atatürk, İş Bankası’ndaki hisselerini Cumhuriyet Halk Partisi’ne vasiyet ile bırakmıştı. Vasiyet, özel hukuk alanına girer ve kişilerin ahdidir. Burada bir vesayet söz konusu ve hukuka aykırılık söz konusu olmadıkça da bu vesayetin değiştirilmesi söz konusu olamaz. Peki burada nasıl bir hukuksuzluk aranabilir? Şayet Cumhuriyet Halk Partisi’nin İş Bankası’ndaki yönetim kurulu üyeleri, bankanın kararlarını partinin lehine olacak şekilde etkilediğine dair bir kanıt varsa, hukuka aykırılık söz konusu olabilir. Bankanın idaresinde herhangi bir hukuksuzluk olmamasına rağmen Meclis kararıyla yapılan böyle bir devir, muhtemelen Anayasa Mahkemesi’nden dönecektir ve geçmişte olduğu gibi hisseler yine Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalacaktır.

Yine de diğer ihtimali düşünerek hareket edersek, yani Anayasa Mahkemesi’nin meclis kararını iptal etmediği ve ilgili hisselerin Hazine’ye aktarıldığını varsayarsak, böyle bir durumda bankanın idaresinde ve politikalarında birtakım değişiklikler yaşanabilir. Şu an ülkemizde ise, tüm bankalar kredi musluklarını kapamış durumda. Özel bankalar, esnek ve yüksek meblağda krediler vermeyi kestiler. Kamu bankaları, özel bankalara göre bir süre daha gayret etti ve imkanlarını tamamen zorlayarak özel sektöre kredi dağıttı. Piyasalara kredi akışının bir şekilde sağlanması gerekiyor. Bunun en önemli sebebi yaklaşan seçimler. Halihazırdaki bankaların durumu ortadayken, geriye müdahil olmaya müsait bankalar kalkıyor. Türkiye Kalkınma Bankası bunlardan biriydi. Sırada Türkiye İş Bankası var.

Türkiye İş Bankası, bir ihtimal Hazine’nin eline geçtiğinde yatırımcılar, bankanın imkanlarının tıpkı diğer kamu bankalarında olduğu gibi esnek bir takım krediler için kullanılacağını düşünebilir. Her ne kadar Hazine sahip olacağı hisselerle yönetim kurulunda çoğunluğu eline geçiremeyecek olsa da yönetimin diğer üyelerine karşı ciddi bir baskı odağı haline dönüşebilirler.

Ülkemizin yaşadığı ekonomik darboğazda, borsada işlem görenler arasında en ağır darbeyi bankacılık sektörünün yediğini görüyoruz. Şayet İş Bankası’nın hisseleri üzerinde yaşanan bir sahiplik tartışması ve bankanın idaresinde yaşanacak olası bir istikrarsızlık sadece İş Bankası için değil; tüm Türk bankacılık sistemi için ciddi bir risk haline dönüşebilir. Özellikle yurtdışında bankacılık sistemimize bakış, olumsuz olarak değişim gösterebilir. Türk bankaların dışarıdan kredi girişi yavaşlayabilir. Türk bankalarının takipteki kredilerinin, yani alacaklı olduğu kredilerinin oranı içeride ve dışarıda tartışılır hale gelebilir.

Yazımızı burada sonlandırırken tüm bu tahmin ve yorumların spekülatif olduğunu, herhangi bir yatırım tavsiyesi amacı taşımadığını belirtmeliyiz. İş Bankası’ndaki CHP hisselerinin Hazine’ye devrinin iyi yönetildiği takdirde gerek piyasa gerekse banka için faydalı olabileceği ihtimalini de göz önünde bulundurmalıyız. Türkiye İş Bankası’nın, Türkiye’nin en büyük özel bankası olmakla birlikte borsada veya piyasada olası bir sarsıntı yaşaması halinde dahi bankacılık sistemimizin ve finans piyasalarının amiral gemilerinde biri olarak yola devam edeceği konusunda hiçbir şüphemiz yoktur.

Yorum Yazın

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *

Şu HTML etkiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>