Devlete ait Bankalar

2001 krizi sonrası bağımsız düzenleyici ve denetleyici kurum yapısı sayesinde sağlam temellere oturmayı başaran Türk bankacılık sisteminde şu anda 52 banka faaliyet göstermekte. Geride bıraktığımız son 10 yılda bankaların bir çoğu yabancılara satılmış olsa da ülkemizde devlete ait bankalar bulunmakta. Bugün itibarıyla 52 bankadan 10 tanesi devlete aittir. Peki hangi bankalar devlete ait?

Devlete ait bankaları 4 ayrı grupta inceleyebiliriz: Mevduat, Katılım, Kalkınma ve Fon bankaları. Mevduat bankaları, mevduat toplama iznine sahip bankalardır ve genellikle bütün bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirirler. Katılım bankaları İslami usüllere göre faaliyet gösterirler ve mevduat toplama izinleri vardır. Kalkınma ve Yatırım bankaları genellikle belirli bir amaca yönelik kurulurlar. Örneğin Türk Eximbank ihrcatın finansmanında rol alırken, İller Bankası yerel yönetimlerin projelerinin finansmanına aracılık eder. Fon bankaları ise TMSF’ye devrolmuş bankalardır. Bu grupta yer alan bankalar her ne kadar bankacılık lisansına sahip olsalar da faal olarak bankacılık faaliyeti yürütmezler. Devlet bankaları şunlardır:

Devlete ait Bankalar Türü
Ziraat Bankası Mevduat
Halk Bankası Mevduat
Vakıfbank Mevduat
Ziraat Katılım Bankası Katılım
Vakıf Katılım Bankası Katılım
Türk Eximbank Kalkınma ve Yatırım
İller Bankası Kalkınma ve Yatırım
Türkiye Kalkınma Bankası Kalkınma ve Yatırım
Birleşik Fon Bankası TMSF
Adabank TMSF

Devlet bankaları hangileri?

Yukarıdaki devlet bankaları listesinden de göreceğiniz üzere, Ziraat Bankası, Halk Bankası, Vakıfbank, Vakıf Katılım, Ziraat Katılım, Türk Eximbank, İller Bankası, Türk Kalkınma Bankası, Birleşik Fon Bankası ve Adabank devlete ait bankalardır.

İŞ BANKASI KİMİN?

ÖĞRENMEK İÇİN TIKLA!

Kamu mevduat bankaları:

  • Ziraat Bankası
  • Halk Bank
  • Vakıfbank

Kamu katılım bankaları:

  • Ziraat Katılım
  • Vakıf Katılım

Kamu mevduat bankaları:

  • Türk Eximbank
  • İller Bankası
  • Türkiye Kalkınma Bankası

Fona devrolan bankalar:

  • Birleşik Fon Bankası
  • Adabank

Devlete ait 10 bankayı ”kamu bankası” olarak kabul etsek de bu bankaların ortaklık yapıları değişiklik gösterebilmektedir. Bu bankaların ”devlet bankası” olarak adlandırılmalarının temel nedeni, devlete ait herhangi bir kuruma ait olmalarıdır. Örnek vermek gerekirse, Ziraat Bankası ortaklık yapısını incelediğimizde bütün payların Hazine Müsteşarlığı‘na ait olduğunu görürüz. Öte yandan Vakıfbank’ın ortaklık yapısına baktığımızda Vakıflar Genel Müdürlüğü, Vakıfbank hisselerinin çoğuna sahiptir. Ya da İller Bankası ortaklık yapısına baktığımızda, belediyeler ve il özel idarelerini görebiliriz. Özetle devlet bankalarının tamamı doğrudan hazineye bağlı değildir.

Bu yazımızda ”Kamu bankaları hangileridir?” sorusunu cevapladık. Devlet bankalarına ilişkin görüşlerinizi aşağıda yer alan yorum bölümü aracılığıyla bizlere iletebilirsiniz.

Comments
  1. Emrah

    Merhaba . Verdiginiz bilgiler icin sagolun . Sorum su :
    Bir ulkenin bankacilik sistemini saglam ve saglikli olmasi icin kamu bankalarinin olmasi gereklimidir ?
    Ulkemizde gecmisde ve su anda bile bircok yolsuzluk iddialari cogu zaman kamu bankalari ile iliskili . 2001 krizinde kamu bankalarinin vaziyeti hala hafizamizda . Sizce bunun nedeni nedir ?

    • Can Balkan

      Merhaba,

      Sorunuzun cevabı çok uzun tartışmalar gerekitirir. Ama ülkemizdeki örneklerinden ilerleyelim. Türkiye’de kamu bankaları genellikle özel amaçlı kurulmuştur. Örneğin Halk Bankası’nın amacı Esnaf ve Sanatkarları desteklemek, ya da Ziraat Bankası’nın amacı çiftçileri desteklemek gibi. Özel sermayenin belirli sektörleri desteklemekte gönülsüz kaldığı yerlerde, devlet bu işin finansmanını sağlamak için kamu bankası kurabilir. Kamu bankaları kamu görevi üstlendikleri için bu görevlerden kaynaklı zarar da yazabilirler. Ama kimi zaman kötüye kullanım da görebiliyoruz. Hortumlamalar, ya da çıkar gruplarına yakın kişilere usulsüz kredi kullandırımları, vs.

      Bugüne baktığımızda, ülkemizdeki bankacılık sistemi içerisinde kamu bankaları aktif büyüklüğü açısından ülkemiz bankacılık sistemi içerisinde önemli bir rol onamaktadırlar. Benim şahsi görüşüm, özellikle Halk, Vakıf ve Ziraat’ın özelleştirilmesi gerekliliğidir. Devlet yine eskiden olduğu gibi gerekirse mikro ölçekli bankalar kurarak riskli görünen sektörlere kredi akıtabilir. (Esasında bunun için ayrıca bir banka kurmaya bile gerek yok. Var olan bir banka içerisinde özel ihtisas bölümü kurulabilir.) Bugün ülkemizde stratejik olarak en önemli sektörler, turizm, tarım ve sanayiidir. Bu alanlar özel sermayeli bankalar tarafından yeterince fonlanmaktadırlar. Fonlama açığı olan veya gelişimi stratejik olan sektör ise teknolojidir. Bugün devlet kuracağı özel fonlar veya kendi yatırım bankaları aracılığıyla start-up’lara yatırım yapmalıdır.

      Konudan konuya atlıyorum. Ama en başında da söylediğim gibi çok uzun tartışmalar gerektiriyor. Üzerinde uzun uzadıya düşünülmesi lazım.

Yorum Yazın Emrah Cancel reply

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *

Şu HTML etkiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>