Dolar daha yükselir mi?

2017 yılının yalnızca 11 günü geride kalmışken, ”Dolar 2017′de de yükselmeye devam eder mi?” sorusu herkesin kafasında. Bu yazımızda bir kaç grafik ve karşılaştırma ile ”Dolar kaça kadar yükselir?” bulmaya çalışacağız.

Öncelikle buraya nasıl geldiğimiz anlamak için, bundan tam 3 yıl önce, 16 Ocak 2014 tarihinde yazdığım ”Ne Olacak Bu Doların Hali?” başlıklı yazımı okumanızı rica ediyorum. 3 yıl önce bu zamanlar yine doların yükselişini konuşuyorduk. Ama o zaman Dolar yalnızca 2.20 seviyesindeydi. Bugün ise 3.90 seviyesini geçmiş durumda. Belki yarın sabaha 4 ile uyanacağız.

Doların neden yükseldiğini olabildiğince basit kelimelerle 3 grafikte anlatmaya çalışacağız. Sondan başlayalım.

  1. Dolar’ın TL karşısındaki son 10 günlük yükselişi büyük oranda politik.

Aşağıdaki grafikte de göreceğiniz üzere, 2017 yılının ilk 10 işlem gününde en çok değer kaybeden para birimleri Türk Lirası, İngiliz Sterlini ve Meksika Pesosu. Peki bu 3 ülke para biriminin ortak özelliği ne? 3 ülkede de politik riskler var.

Türk Lirası 2017 performansı

Türkiye’de Anayasa değişikliği süreci çok sağlıksız bir şekilde ve toplumsal uzlaşıdan uzak ilerliyor. Bu yazıyı kaleme aldığım sıralarda Meclis’ten kavga haberleri gelmekteydi. Anayasa görüşmelerinin yanı sıra, terörün canımızı yakmaya devam etmesi de Türk Lirası’nın zayıflamasına neden oluyor.

İngiltere’de Brexit etkisi devam ediyor. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasına yönelik geçtiğimiz Haziran ayında yapılan referandumdan çıkan ”Evet” sonucundan bu yana Pound değer kaybetmeye devam ediyor.

Meksika’ya baktığımızda ise başı Trump ile belada. Amerika’nın yeni başkanı Trump, Meksika’yı ekonomik açıdan doğrudan ilgilendiren bir takım kararları uygulamak istiyor. Ülkedeki yasa dışı Meksikalı göçmenleri sınırdışı etmek, Meksika ile ABD arasına duvar örmek veya ABD şirketlerinin Meksika’ya yaptıkları yatırımlar nedeniyle yüksek vergi ödemesine ilişkin bir takım düzenlemeler gündemde. Tüm bu gelişmeler neticesinde Peso‘daki değer kaybını önleme için Meksika Merkez Bankası, faiz artırımı veya döviz satışı gibi bir takım önlemler alıyor.

  1. Türk Lirası yalnızca Dolar karşısında değil, diğer ülke para birimleri karşısında da değer kaybediyor.

Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika. BRICS diye bilinen gelişmekte olan bu ekonomilerin genel seyri ülkemiz ekonomisi ile çoğunlukla paralel ilerlerken, özellikle 2016 yılında hem par birimleri hem de ekonomik büyüme anlamında bir ayrışmanın söz konusu olduğunu görüyoruz. Örneğin 2016 yılın ilk günü elinizdeki Türk Lirası ile Brezilya Reali almış olsaydınız, bir yılda %65 getiri elde edecektiniz. Ya da Türk Lirası satıp, Ruble almış olsaydınız %60 getiri elde edecektiniz. Yani bir yıl içerisinde Türk Lirası, Ruble karşısında %60 değer kaybetmiş.

Türk Lirası diğer para birimleri karşısında da zayıflıyor.

Bu, Türk Lirası’nın yalnızca güçlü ekonomilerin para birimlerine karşı değil, neredeyse bütün ülke para birimlerine karşı değer kaybettiğini gösteriyor. Bir ülke hariç. Meksika. Bunun da nedeni malum. Trump etkisi. Meksika’nın Amerika ile göbek bağı kesiliyor. Bu da Meksika tarihinin en büyük çalkantılı dönemine girmesi demek.

Peki, 2016 yılında Türkiye’de ne oldu da Türk Lirası bu kadar değer kaybetti? Aslında ne olmadı diye sorsak daha makul olurdu. Ülkemizde maalesef neredeyse 2016′nın her ayı bir terör eylemi gerçekleşti. 15 Temmuz darbe girişimi ise bu eylemlerin en büyüğüydü. Bunlara ilave olarak, geçen yıl Rusya ile yaşanan uçak krizinin sonucunda bu yıl özellikle turizm gelirlerinde büyük düşüş yaşandı. Tüm bunların sonucu olarak, kredi derecelendirme kuruluşu Moodys, Türkiye’nin kredi notunu düşürdü. Böylelikle, Türk Lirası’nın değer kayıpları hızlandı.

Bunlar her ekonomide yaşanabilecek türden dalgalanmalar. Lakin, bizdeki en büyük sorun Merkez Bankası’nın hareket kabiliyetinin sınırlı olması. Hükümet kanadından gelen faizleri düşük tutun baskısıyla birlikte Merkez Bankası, dolarak müdahale edebilmek için uygun enstrümanı bulmakta sıkıntı yaşıyor. Merkez Bankası’nın faiz artıramadan eli kolu bağlı oturduğunu gören spekülatörler de bundan cesaret alarak, Türk Lirası üzerinde her türlü aksiyonu deniyorlar.

  1. Dolar, tüm para birimleri karşısında güçleniyor.

2013 yılı Mayıs ayında, Amerikan Merkez Bankası Fed, dünyada ucuz doalr döneminin bitmek üzere olduğunu haber veren bir takım açıklamalarda bulundu. O günün üzerinden 3.5 yıl geçti. Bu sürede, Amerikan Merkez Bankası faiz artırımına gitti ve artırımlara 2017 yılı içerisinde de devam edeceğini söylüyor. Kısaca Amerikan Merkez Bankası, doların faizini artırarak para birimini değerli bir nesne haline getiriyor diyebiliriz.

Dolar Endeksi denilen bir endeks var. DXY sembolü ile gösterilen bu endeks, doların değerinin Euro, Japon Yeni, İngiliz Sterlini, Kanada Doları, İsveç Kronu ve İsviçre Frangı karşısında değişimini gösteren bir tür gösterge diyebiliriz. Bu endeksin 100′ün üzerinde olması, genellikle Dolar’ın değerli hale geldiğinin göstergesidir. Bu endeks 2014 Haziran ayında 80 iken bu gün 102. Yani, 2.5 yılda Dolar gelişmiş ülke para birimleri karşısında da %25′ten fazla değerlenmiş.

dolar endeksi

Şimdi bu 3 göstergeyi özetleyelim. Dolar, Amerikan Merkez Bankası’nın politika değişikliği nedeniyle değerlenmeye devam ediyor. Buna ilave olarak ülkemizde başta güvenlik olmak üzere, Anayasa değişikliklerinin de getirdiği bir takım politik riskler var ve Merkez Bankası faiz artıramıyor. Sormamız gereken 3 soru var.

1- Fed faiz artırimlarindan vazgeçer mi?

2- Ülkedeki politik ortam düzelir mi?

3- Merkez Bankası faiz artırabilir mi?

Bu 3 soruya da cevabınız hayırsa, dolar yükselişini sürdürmeye devam edecek demektir. Ne zamanki, ülkemiz terör illetinden kurtulur ve politik uzlaşı sağlanır; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası daha rahat hareket edebilir ve Amerikan Merkez Bankası faiz artırımlarını durdurur, o zaman Türk Lirası yeniden değer kazanmaya başlar. Bu an gelene kadar ise Dolar’ın yükselişi devam edecektir.

YASAL UYARI – Yatırım tavsiyesi değildir.

Bu sayfada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yorum Yazın

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. İşaretli alanların doldurulması zorunludur. *

Şu HTML etkiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>